Julian Vadas

halka sanat projesi 20 Ekim- 15 Aralık, 2014 tarihleri arasında Potsdam, New York, A.B.D.’den Julian Vadas’ı ağırlıyor.
 
Sanatçı, projeleri ve sanatı hakkında şunları söylüyor: “Tablolarım şuur hakkındaki devam eden araştırmamın vasiyetnamesi niteliğinde. Özellikle, kişisel kimliğin ötesindeki şuurla, veya belki de yerel olmayan bilinç olarak adlandırabileceğimiz şeyle ilgileniyorum. İşte burada idrak kabiliyeti, hafıza, duygu, alışkanlık, beden, kültür ve bağlam dahil olmak üzere, kimliğin birbiriyle ilişkili çeşitli mekanizmalarının bir kümesini açıklamak için “kişisel kimlik” tabirini kullanıyorum.
 
 
Kimliğin özelliklerini üst üste bindiren bu bütün, dünyayı deneyimlememizle benliğin objektifini tanımlar ve sürdürür. Bu bilgiler ışığında yerel olmayan bilinç, benliğin sınırlayıcı parametrelerinden yoksun bilinçlilik olarak görülebilir. Yerel olmayan bilinçlilik, kimliğin ve benliğin tüm olanağını devam ettirir, ancak onun için gerekli sınırlardan yoksundur. Yani o, ilk önce onların gerçekleştikleri alt yapıdır. Bu yüzden izlenen yol, şuuru tüm fenomenlerin manifestolaştığı veya özetlendiği birincil gerçeklik olarak varsayar.
 
Yerel olmayan şuura sadece tecrübe edilerek erişilebilir. Bu, kavramsal ve entelektüel bir yaklaşımın kapsamının ötesinde, -idrak kabiliyeti ve bilişsellik(kavrama)- düşünüldüğünde, ben-merkezli farkındalığın dayanak noktasını sağlıyor. Dolayısıyla sanatım esasen tecrübe etmeye dayanıyor. Organik, doğaçlama kompozisyonların her biri, yerel olmayan şuurun deneyimsel kalitesini anımsatıcı bir ima. Bu, yerel olmayan şuurun doğası üzerine ileri sürülen bir fikir yerine onu deneyimlemenin bir önerisi. Bu belirsizlik, rasyonel, kimlik-koşullu insanın üstünlüğünden şuurun tarifsiz, kişi-ötesi boyutunun takdirine kadar çok önemli. Ayrıca önemli bir başka nokta, karşılıklı bağlılığın somut bir aktarımı konseptim için ilişkilendirici bir öneme sahip. İlerideki iki tema merkezi olarak işimin özünde yer alıyor.
 
İlk olarak, mekansal-zamansal belirliliğinin (tanımlanabilir zaman ve mekanın bağlamını tanımlamanın bulunmayışını) yokluğunu besliyorum. Ve ikinci olarak, paradoksun aklanmasını— sunulan görsel veya tematik ikilemi, uyuşmazlık (örn; bütün/incelikli, istem/yanıt, varlık/genişlik)  yerine karşılıklı bağdaşmayı aydınlatmak amacıyla davet ediyorum. Bu yöntemle işim daha önceden tanıdık ve sindirilebilir hatta yetersiz ve kavranamaz bir dilde konuşulur. Her şeyden öte, sanatım benliğin ötesindeki gerçekliğin üstü kapalı ve yansıtıcı bir incelemesini iç içe geçirmek için etkili ve alakalı bir araç olarak temsili olmayan görsel imgeyi olumlar.
 
Rezidansta gerçekleştirmek istediğim, 4-5 parçalık bir iş bütünü oluşturmak. İşler yaklaşık olarak 38x55 cm ölçülerindeki levhalar üstüne akrilik kullanılarak oluşturulacak. Eserler güncel stilim ve konularımın bir devamı niteliğinde olacak. Aynı zamanda rezidans sürecinden muhakkak ki doğacak olan ve gitgide gelişen kavramları da kucaklayacak. Çalışma sürecim doğası gereği öncelikli olarak doğaçlamaya dayalı olacak ve önyargılı entelektüel bir kavrayışın kalıplaşmış eklemlenmesinden ziyade devam etmekte olan sanatsal yanıt, gelişen bir kompozisyona ışık tutacaktır. Rezidans sürecinin bitşinin hemen ardından veya kısa bir süre sonra işlerimi sergilemeyi çok istiyorum. Ekim ve Kasım’da katılacağım diğer rezidans programlarında da aynı boyut ve stilde işler üretiyor olacağım. Eğer daha büyük bir sergi alanını doldurmam istenirse, alanı doldurmak için  halka’da ürettiğim işlere ek olarak daha geniş bir iş bütünü (toplamda 15-20 civarında) oluşturmak istiyorum."